İnsanoğlunun temel ihtiyaçlarından biride barınmadır. İlk insanların mağaralarda yaşamaya başlaması ile birlikte belkide ısınma sorunu doğmuş oldu. Bilindiği gibi ilk zamanlarda bu sorun mağaralarda yakılan ateşlerle giderilmiştir. Mağaradan kulübelere ve daha sonrada yerleşik düzene ve eve kavuşan insan için ısınma daima temel ihtiyaçlardan biri olmuştur. Günümüzde birazda lüks bir keyif aracı olarak görülen şöminelerin doğuşunda aslında bu temel ihtiyaç rol oynamıştır.
Barınmanın nasıl temel ihtiyaçlarımızdan birisi olduğu su götürmez bir gerçekse, kışı soğuk tabiat koşullarının uzağında geçirmek hepimizin özlemidir. Şüphesiz hepimiz kış aylarını sıcak evlerimizde geçirmeyi tercih ederiz. Ancak bu konforu yakalayabilmek için bilinmesi gereken detaylarında bulunduğunu unutmamak gerekiyor.
Bu bağlamda İsterseniz ısınma konusu ve ısıtıcılara giriş yapmadan önce ısınmanın ne olduğuna bir göz atalım.
Isınma Nedir Isınma bir madde veya cismin kendi sahip olduğu ısıdan daha fazla ısıya sahip olan başka bir cisim veya ışınımla etkileşerek ısısının artmasıdır.
Isının davranış formlarını inceleyen uzmanlar bunun üç değişik şekilde gerçekleştiğini görmüşlerdir.
Bunlar;
ısı transferi
ısı taşınımı
ışınım.
Isı transferine verilebilecek örnek sıcak kalorifer peteklerini elimizle tutmamız olabilir. Isı taşınımında işe moleküller girmektedir. Isınan bir cisim, ısısını hava vasıtasıyla daima çevresine yayar. Akkor haline gelmiş bir elektrik sobasının çevreyi ısıtması bu duruma örnek verilebilir.
Üçüncü durum olan ışınımda (radyasyon) ise çeşitli dalga boylarındaki ışınımların bir cisme çarptıklarında (karşılaştıklarında) o cismin ısısının değişmesi (artması) söz konusudur. Işınıma ile ısınmaya verilebilecek en iyi örnek Güneş ışınlarının dünyamızı ve bizleri ısıtması örnek verilebilir.
Isınma aslında bir süreçtir ve daima yüksek ısıya sahip olan cisim veya ortamdan daha düşük ısıya sahip olana doğru hareket eder.
Kelime olarak kökeni latinceden gelmektedir. Latince "Infra" altında anlamındadır. Bu terim ile anlatılmak istenilen şey, aslında Infra-red ışınlarının kırmızıdan daha düşük bir frenkansa sahip oluşudur.
Güneş bilindiği gibi muhteşem bir ışık ve ısı kaynağıdır. Dünyamıza ulaşan güneş ışınları değişik dalga boylarındadır ve bunlardan biriside infrared yani kızılötesi ışınlardır. Güneş ışınları üzerinde yapılan çalışmalar göstermiştir ki, ısıyı en iyi taşıyan infrared ışınlarıdır. Bu sebeple, Infrared ile ısıtma prensebinin temeli güneştir demek yanlış bir ifade olmayacaktır.
Bu ışının en ilginç özelliği havayı değil direk olarak nesneleri ısıtıyor olmasıdır. Günümüzde kullandığımız kalorifer, kömür sobası veya klasik elektrikli ısıtıcılar ilkönce ortamdaki havayı daha sonrada içerde bulunan eşyaları ve biz insanları ısıtmaktadır.
Infrared Isıtıcıların Avantajları
Klasik olarak günümüzde kullandığımız sistemler, uygulanış açısından pratik zorluklar içerir ve görece daha pahalıya malolan ısıtma sistemleridir. Bu sistemlerde bir ısı edilmesi, bu ısının içerdeki havayı ısıtması ve daha sonrada orada yaşayan kişilerin ısınması esastır.
Bunun tersine Infrared ısıtma sistemlerinde, kişiler direk ısınacağından böyle bir durum söz konusu değildir. Tesisat için harcanan (kalorifer vb sistemler) maliyet konusu değildir. Infarared ısıtıcıların kullanımı ve taşınması kolay ve pratiktir ve sadece ısınması tercih edilen bölgenin ısıtılması mümkündür.
Ayrıca belirli zaman aralığında kullanılacak mekanların ısıtılmasında, bu mekanların daha önceden ısıtılmasına gerek olmadığı için ekonomiktir. Infrared ısıtıcılardan yayılan ışınlar havayı ısıtmadığı için yaşanılan ortamda hava kuruluğuna sebep olmaması ile tercih edilebilirler.
İnfrared ısıtıcı fiyatları klasik elektrikli ısıtıcılara göre biraz fazla görülebilir. Ancak alınan verim açısından değerlendirmek daha mantıklı olacaktır. Eğer bir infrared ısıtıcı almayı düşünüyorsanız mutlaka üretici firmanın Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'ndan onayı olup olmadığını kontrol ediniz ve direk ve devamlı bir şekilde ısıtıcıya bakılmamasına özen gösteriniz.
Evimizi ya da yaşadığımız ortamı her ne şekilde ısıtırsak ısıtalım, en az ısıtma kadar önemlidir aslında ısı yalıtımı.
Isı yalıtımını (İzalasyon) iki ayrı sıcaklıktaki birim arasındaki ısı geçişkenliğini mümkün olan en alt düzeye indirgemektir.
Çoğu kişinin düşündüğünün tersine ısı yalıtımı sadece kış ayları için uygulanmaz, evinizde ofisinizde uygulayacağınız ısı yalıtımı aynı zamanda yaz aylarını da daha serin ve rahat geçirmenizi ve dolayısıyla gene enerji tasarrufu yapmanızı sağlayacaktır.
Binanın yapılma aşamasında uygulanan ısı yalıtımı şüphesiz ek bir maliyet getirmiş olsada, bu uygulanan bu yalıtımın binanın kullanım süresi boyunca sağlıyacağı tasarruf ve binanın genel maliyeti düşünüldüğünde nerdeyse önemsenmeyecek bir meblağ görünmektedir.
İster duvar tipi ısıtıcılar ile ister kalorifer sistemi ile ısınıyor olalım, unutmamamız gerekir ki, ısı yalıtımı ile yaşadığımız mekanların ısınması ve serinletilmesinde harcanacak enerjide % 40 ila % 60 oranında tasarrfu etmemiz mümkündür.
Enerji verimliliği bilincini çevremizdekilerle paylaşarak sadece kişisel harcamalarımızda değil ülke olarak da, dışa bağımlı olan enerji harcamalarımızı düşürmek mümkündür.
Ülkemizde doğalgaz kullanımı hızla yaygınlaşsa da, ısınma amaçlı kömür kullanımı halen oldukça yaygındır. Ülkemizde üretilen kömürün yanında ithal kömürde kullanmaktayız.
Peki kömür alırken nelere dikkat etmemiz gerekiyor ?
Öncelikle kömürü ısınmak için kullandığımıza göre kalorisine göre seçim yapmalıyız. Kişiler ister kişisel ev ihtiyaçlarını karşılamak için olsun, isterse site bazında olsun ne kadar kömüre ihtiyaç duyduklarını genellikle ton bazında ifade etmektedirler. Ancak unutulmaması gereken şeylerden birisi, kömürün ağırlığından ziyade yakıldığında bize sağladığı enerji olmalıdır.
Kömür alma sürecinde alınması düşünülen kömürleri, sağladıkları kalori ile karşılaştırmak doğru bir yaklaşım olacaktır. Bir başka husus, kömürün sahip olduğu nem miktarıdır ki, bu da sağlayacağı enerji miktarını doğrudan etkileyen etmenlerden birisidir.
Bu bakımdan ikinci kriter olarak daha düşük miktardaki nem oranına sahip kömür tercih edilmelidir.
Üçüncü önemli husus, kömürdeki kül miktarıdır. Düşük kül miktarına sahip kömür almak, kişisel olarak sizi baca temizleme masraf ve zahmetinden kurtaracağı gibi, kalorifer kazanlarında kullanımlar içinde aynı sorunların azaltılması anlamına gelecektir.
Bu konudaki dördüncü önemli madde, alacağınız kömür tanelerinin hacmidir. Küçük hacme sahip kömürlerin, özellikle ufalanmış kömürlerin daha çok neme sahip kömür olduğunun bilinciyle karar veriniz! Ayrıca küçük hacme sahip kömürler özellikle evlerde kullanılan soba ızgaralarından aşağı düşmekte ve bu yüzden de sağlıklı yanma sağlanamamaktadır. Dolayısıyla aldığınız kömür değil, ödediğiniz meblağ yanmaktadır.
Beşinci madde sadece bizi değil toplum sağlığı ve çevreyide etkilemektedir ki bu kömürde bulunan kükürt miktarıdır. Kömürün yanma esnasında oluşan kükürt dioksit oranının atmosferdeki artışı başta astım olmak üzere akciğer ve kalp hastalıklarına olumsuz etkisi bilinmektedir. İnsanlara olan bu direk olumsuz etkilerinin yanında, bitkiler üzerindeki olumsuz etkileri de, ne yazık ki insanlara endirek şekillerde geri dönmektedir. Bu sebeplerden dolayı kömür seçiminde kükürt oranı düşük kömürün tercih edilmesi büyük önem taşımaktadır. |