Kalp nedir, Kalbin yapısı nasıldır?
Bütün organlarımızın ihtiyaç duyduğu oksijen, besin ve diğer bileşenleri (kan yoluyla) vücudumuza dağıtımını başlatan ve bu süreci devam ettiren organımızdır kalp. Bütün hayatımız süresince görevini mükemmel şekilde yerine getirir. Kalp, öyle ilginçtir ki dinlenmesini bile çalışırken yapmak durumundadır.
Yetişkin bir insanın kalbi, yaklaşık olarak 250-340 gr arasındadır. Kabaca, yumruğumuzu sıktığımızda yaklaşık olarak kalbimizin ne kadar olduğunu görebiliriz. Ancak kalbin hacmi (herhangi bir kalp hastalığı dışında) cinsiyete, kişinin yaptığı işe, sporla uğraşıp uğraşmadığına göre değişmektedir. Unutmamak gerekir ki, kaslı yapısıyla kalp, diğer kas gurupları gibi gelişmekte ve güçlenmektedir.
Şüphesiz ki kalp ve dolaşım sistemimiz bir bütündür. Kalp dışında, dolaşım sistemimizde, atardamar(arter), toplardamar (ven) ve kılcaldamarlar vardır. Kalp dört bölümden oluşur, bunlar; Sağ ve sol atrium, gene sağ ve sol ventrikül'lerdir. Kalp inanılmaz hassaslık ve uyumla çalışır. Kalpte ayrıca odacıklar arası kan akımını sağlayan kapakcıklar bulunmaktadır. Bunlar, triküspit, mitral, pulmoner ve aort kapaklarıdır. Mitral kapak sol atrium ve sol ventrikül arasında, triküspit kapak, sağ atrium ile sağ atrium arasında, pulmoner kapak, pulmoner arter ile sağ ventrikül arasındadır. Aort kapağı ise sol ventrikülden tek taraflı kan akışını sağlamaktadır. Kalbin çevresinde koruyucu, perikard denilen bir zar bulunur.
Kalp nasıl çalışır (Kalp ve Damar)
Peki kalp neden kasılıp, kan pompalar? Bunun sebebi kalp içindeki çok hassas elektrik akımından kaynaklanmaktadır. Sinüs düğümü adı verilen bir bölgeden başlayan bu elektrik sinyalleri, kalbimizin dakikada ortalama 60-80 kez atmasına sebep olur. Bu atım hızı, heyecan, egzersiz vb. bağlı olarak artabilir. Kalbimizdeki elektirik akımı mükemmel bir zamanlama ile oluşmaktadır ki, bu kalbimizin değişik bölümlerinin kasılmasına sebep olur. Bu çok küçük ölçekli elektrik akımlarını ölçerek, kalbimizin durumu hakkında önemli bilgiler elde edilebilir.
Kalbimizin elektrik iletilerinde olabilecek en ufak bozukluklar, çarpıntı veya daha ciddi sorunlara yol açabilir. Kalbimizinde diğer organlarımız gibi beslenmeye ve oksijene ihtiyacı vardır. Kalbin kendine has bir damar sistemi bulunur ama bunları ana olarak iki ana başlığa indirgemek yanlış olmaz. Bunlar, sağ ve sol kroner arterlerdir. Sağ ve sol kroner arterlerden ayrılarak devam eden küçük dallarla birlikte kalp, bölüm bölüm beslenir ve oksijen ihtiyacı karşılanır.
Kalbimizin, dolayısıyla kendi sağlığımızın korunması, kalbi besleyen damarların sağlığı ve açık olmasıyla direkt olarak ilintilidir ve hayati önem taşır. Kalp ile birlikte dolaşım sistemimizin birbirini tamamlayan sistemler olduğunu daha önce belirtmiştik. Vücudumuzda iki türlü dolaşım sistemi vardır. Bunlar, küçük ve büyük dolaşım sistemleri olarak adlandırılırlar. Küçük dolaşım sistemi, organlarımız tarafından kullanılmış ve oksijen açısından yetersiz kan, akciğerlerde yeniden oksijen açısından zenginleştirilmek üzere kalbin sağ bölümü kullanılarak gönderilmesinden oluşur. Büyük dolaşım sisteminde ise, akciğerlerimizde oksijen ile zenginleşmiş kan, organlarımızın kullanımı için bütün vücuda gönderilmektedir.
Kalp Hastalıkları Nelerdir?
Kalbimizi tehdit eden en başta unsurlardan biri Kroner Ateroskleroz(damar sertliği)'dur. Kalbin kendi beslenme ve oksijen ihtiyacını karşılamak için var olan kendi damarlarında (kroner arter) kolesterol vb. sebepler yüzünden oluşabilecek darlık ve tıkanıklar, ölümle sonuçlanabilecek çok ciddi sonuçlar doğurabilir. Sağlıklı bir şekilde oksijen alamayan kalp kasının kasılma gücü, daralma veya tıkanıklığın ciddiyetine göre sekteye uğramaktadır.Bu yüzden, kalp damar sağlığımızı koruyacak beslenme alışkanlkları edinmemiz son derece önemlidir. Yüksek Tansiyon hastası olmamız, sıgara kullanmamız, stresli bir yaşam sürmemiz, genetik olarak kalp hastalıklarına yatkın olmamız(ailemizde daha önce kalp hastalğı yaşayan kişilerin bulunması), şeker hastası olmamız, aşırı kilolu ve hareketsiz bir yaşam tarzına sahip olmamız gibi olumsuz etkenlerin birine veya birden fazlasına sahip olmamız kalp sağlığımızı tehdit eden unsurlardır.
Kalp hastalığı genellikle yetişkinler için düşünülsede, ne yazık ki, çocuklarda risk altındadırlar. Doğuştan gelen kalp hastalıkları dışında, basit müdahale ve bilinçli davranış ile çocuk ve gençlerde görülen ateşli eklem romatizmasının kalbe verebileceği tahribatın önüne geçilebilir. Bunun için, çocuklarda ve gençlerde görülen boğaz enfeksiyonu sırasında mutlaka doktora başvurmak gerekmektedir. Yapılacak boğaz kültürü sonrasında verilecek antibiyotik, mutlaka doktorun verdiği süre boyunca, eksiksiz ve zamanında kullanılmalıdır. Ne yazık ki, kalp kapakcıklarını etkileyen bu hastalık, gerekli önlemler alınmazsa, sonunda ameliyata kadar gidebilmektedir.
İyi Kolestrol- Kötü Kolestrol:
Aslında çoğumuzun bildiğinin aksine, kolestrol büyük oranda vücudumuzda üretilmektedir. Vücudumuzun gelişmesinde rol oynar. Bitkisel kökenli besinlerde kolestrol bulunmaz. Kötü kolestrol(LDL) terimi, ingilizce "Low Density Lipoprotein"den gelmektedir ve aslında ona böyle kötü bir sıfat eklenmesinin sebebi, kanımızdaki yüksek LDL seviyesi ile kalp ve damar hastalıkları arasındaki bağlantıdır.
Kanımızda LDL kolestrol seviyesi ne kadar yüksekse o kadar risk altındayız demektir. LDL kolestrol, damarlarda plak(tortu) oluşumuna sebep olarak kan akışını engeller veya azaltır. LDL kolestrol, kalp krizine veya felce sebep olabilir.
İyi kolestrol (HDL) ise, High Density Lipoprotein kelimelerinin kısaltmalarıdır. İyi kolestrol (HDL) adeta yolların (damarların) açık kalması için sürekli olarak kötü kolestrol (LDL) ile mücadele halindedir ve onun kötü etkilerini (damarlarda plak oluşumu) azaltmaya çalışır.
Unutmayalım ki, beslenmemiz ile kalp-damar sağlığımız doğrudan etkileşim içindedir. Doymuş (hayvansal) ve katı(margarin) yağlardan uzak durmamız, alınabilecek en iyi tedbirdir. Ayrıca, doğru egzersiz ve spor yapmakla, iyi kolestrol (HDL) seviyemizi yükseltebiliriz. Böyle davranarak kötü kolestrole karşı yapılan savaşta başarıya ulaşma şansımız artacaktır. |